Dün akşam, her zamanki gibi yine mekan Forum Mersin. Media Markt'ta gezinirken yapılan anons: "Saat 21:00'da Atiye burada olacaktır." Yani anons tam olarak bu olmasa da durumu özetlemekte. Bunu duyduktan sonra, şarkıları bariz bir şekilde berbat olan bu hatunun o güzelliği gözümün önüne gelince "Kesinlikle görmeliyim." dedim. Baktım saate daha çok var. Karnım da acıktı. Üst kata çıkıp whopper yemeye karar verdim. Hem orda Şekerci Kız'daki şeker satan ablayı da görmüş olurum diye düşündüm. Merdivenlerden çıkarken o lanet filmin afişini gördüm. "New Moon". Afişi ilk gördüğümde kaale almadım. Ama Alice'in resmi gözüme çarpana kadar. Onu görünce tekrar ona olan ilgim depreşti. Birden New Moon'u izlemeye karar verdim. Seanslara baktım. Bana uygun olarak 20:30'da varmış. Aldım biletimi. Hala vaktim var. Yemek yiyebilirim. Burger King'e gidip whopperımı aldım. Onunla kısa süreli bir aşk yaşadıktan sonra bitti. Ve o an aklıma geldi. Atiye gibi bir güzelliği canlı canlı görmek mi? Yoksa Alice gibi bir sempati abidesini izlemek mi? Ben her zaman sempatikten yana olmuşumdur. Güzellikten çok kişinin davranışları, konuşması beni daha çok etkiler oldu hep. Peki her sempatik olan kabulüm müdür? Tabi ki hayır. Minimum orta derecede bir güzellik yeterlidir.
Alice'in filmdeki o hareketleri, konuşma tarzı beni benden aldı. İlk filmde etkilendiğimden çoook daha fazla etkilenmiştim bu filmde Alice'den.
Evet kızlar, sizlere sesleniyorum. Güzellik yeterli değil, aynı zamanda sempatik de olmalısınız. Güzel olup, odun olmak hiç bir işinize yaramaz. Bir öneri daha, Jakob Edward'dan daha erkek. Edward yerine Jakob'a hayran olun canımı yiyin. Hadi bakalım...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder